Menüye ulaşmak için tıklayınız Sayfa içeriğine ulaşmak için tıklayınız

Risk Yönetimi

Türk Telekom Grubu’nun riskleri her sene yürütülen Risk Tespit ve Değerlendirme görüşmeleri ile belirlenmektedir. 2017 yılında belirlenen 41 risk başlığı; Finansal, Stratejik ve Operasyonel Risk üst başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Tespit edilen riskler, daha sonra Türk Telekom üst düzey yöneticilerinin değerlendirmeleri ile önceliklendirilmekte, sahiplikleri tespit edilerek risklerin yönetilmesi ya da tamamen bertaraf edilmesine yönelik aksiyon planlamaları yapılmaktadır. Aksiyon planlamasına temel oluşturmak üzere detaylı kök neden analizi çalışmaları tespit edilen 41 risk için de ilgili birimler ile Kurumsal Risk Yönetimi Departmanı’nın yürüttüğü ortak çalışmalarla gerçekleştirilmektedir. Söz konusu risklere yönelik genel değerlendirmeler aşağıda yer almaktadır.

Finansal Riskler

Türk Telekom Grubu, likidite riski, kur riski, faiz riski ve karşı taraf riski gibi başlıca finansal risklere maruz kalabilmektedir.

Likidite riskini asgariye indirme stratejisi çerçevesinde finansal borçlar uzun vadeli olarak farklı coğrafyalardan (Amerika, Avrupa, Körfez, Japonya, Çin, Türkiye) ve farklı yatırımcı gruplarından (ticari bankalar, EIB ve EBRD gibi uluslararası finans kuruluşları, resmi destekli ihracat finansmanı kuruluşları, tahvil) temin edilmektedir. Bu strateji Gruba, uzun vadeli finansmana erişim imkânı verdiği gibi, belli bir coğrafya ve yatırımcı grubuna bağımlı olma durumunu ortadan kaldırmakta ve söz konusu finansmanın maliyetinin düşürülmesini sağlamaktadır. Uzun kredi vadeleri ve çeşitliliğin bir neticesi olarak Türk Telekom, yabancı para cinsinden yükümlülükler taşımaktadır. Yabancı para cinsinden net yükümlülükler ve dalgalanan döviz kuru nedeniyle döviz kuru risklerine maruz kalabilmekte ve bu riskin nakit akım tablosu ile bilanço üzerinde etkileri olabilmektedir.

Türk Telekom, döviz nakit akışını planlamak suretiyle kur riskinin nakit akımına olumsuz etkisini çok düşük seviyede tutabilmektedir. Bilanço üzerindeki etkiyle alakalı öncelikli olarak yabancı para birimlerinin kendi aralarındaki (ABD Doları ve Euro) dağılımı dengeli bir seviyede tutulmaktadır. TL’nin bu para birimleri karşısındaki dalgalanmalarına ilişkin olarak da, 2015 yılında uzun vadeli hedge işlemleri gerçekleştirilmeye başlanmış, bu çerçevede detayları mali tablo dipnotlarımızda yer alan 1 milyar ABD Doları mukabili bir hedge işlemi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Türk Telekom, kur riskine karşı doğal koruma sağlaması maksadıyla nakit varlıklarının önemli bir kısmını döviz nakit cinsinden tutmaktadır.

Faiz değişimi riskine karşı da Türk Telekom’un yine detayları mali tablo dipnotlarında yer alan 1.050 milyon ABD Doları eşdeğeri faiz swap işlemi mevcut olup, tahvil gibi maliyeti sabit olan finansman kalemleri ile birlikte, Türk Telekom’un değişken faiz riskine karşı aldığı risk aşağıya çekilmiştir.

Türk Telekom, finansal varlıklarına ilişkin, karşı taraflara uyguladığı limitler ve çeşitlendirme politikası çerçevesinde karşı taraf riskini asgariye indirme amaçlı bir pozisyonu muhafaza etmektedir.

Türk Telekom, finansal risklerine ilişkin koruma işlemlerini, Yönetim Kurulu tarafından atanmış olan Hazine Komitesi’nin değerlendirmesi ve onayı ile gerçekleştirmektedir.

Stratejik Riskler

Şirket; teknolojik inovasyon, rekabet (piyasaya yeni giren rakipler, ürün/hizmet fiyatlarındaki baskılar vb.) ve regülasyonel gelişmelerin oldukça yüksek olduğu bir piyasada faaliyet göstermektedir. Türk Telekom, sektöre ilişkin farkındalıkla, hem rakiplerinin pozisyonlarını ve piyasadaki teknolojik gelişmeleri hem de değişen müşteri tercihlerini titizlikle analiz etmektedir. Bu faktörler göz önünde bulundurularak hem şirket gelirlerinin artmasına hem de müşteri beklentilerinin karşılanmasına katkı sağlayacak şirket stratejik öncelikleri çerçevesinde, proaktif risk yönetimi faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.

Değişen müşteri beklentilerini karşılayacak yeni ürün ve hizmetler sistematik olarak gerçekleştirilen risk analizleri çerçevesinde geliştirilmekte ve söz konusu ürün/ hizmetlere ilişkin “en iyi müşteri deneyimi” sağlanması için gerekli altyapı ve teknoloji yatırımları/geliştirmeleri hayata geçirilmektedir.

Şirket, ayrıca mevzuat ve pazardaki diğer gelişmeler sebebiyle pazar payı kaybedileceği alanları yeni ürün ve hizmetlerle ikame etmekte, gerek yurt içi gerekse de yurt dışında akıllı satın almalar için fırsatları değerlendirmektedir.

Operasyonel Riskler

Operasyonel alandaki riskler genel anlamıyla yeterli olmayan ya da başarısız dâhili süreçler, insan kaynakları ve sistemlerden veya harici olaylardan kaynaklanan kayıp riski olarak tanımlanmaktadır. Altyapı ve Teknoloji sistemlerindeki kesintiler, siber ataklara karşı zafiyetlernedeniyle müşteri bilgilerinin sızması ve çeşitli teknik sorunlar nedeniyle sunulan hizmetin kalitesinde hedeflenen seviyenin yakalanamaması bu alandaki risklere örnek olarak verilebilir. Karşılaşılan sorunlar olumsuz müşteri deneyimine, regülasyonel yaptırımların uygulanmasına ve bunların sonucu olarak, Şirket itibarının olumsuz etkilenmesi ile gelirde düşüşler yaşanmasına neden olabilir.

Operasyonel Risk Yönetimi çalışmaları kapsamında İş Sürekliliği Yönetimi hassasiyetle ele alınmaktadır. İş Sürekliliği Yönetimi, maruz kalınacak potansiyel tehditleri ve bu tehditlerin gerçekleşmesi durumunda anahtar aktivitelere olan etkilerini belirleyen, kurumun iç ve dış paydaşları, itibarı ve marka değeri ile değer yaratan aktiviteleri için koruma sağlayan ve kurumsal esnekliğe dair bir çerçeve sağlayan bütünsel yönetim süreci şeklinde tanımlanabilir. Kritik ürün ve hizmetler İş Etki Analizi ve Risk Değerlendirmesi’ne tabi tutulmakta, süreklilik hedefleri gözetilerek yürütülen performans takibi sonrasında ihtiyaç duyulan iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte, tüm Bilgi Teknolojileri ve Network operasyonları uygulamada olan güvenlik politikaları çerçevesinde yürütülmektedir. Bu kapsamdaki sorunlar sürekli analiz edilerek oluşturulmuş erken uyarı mekanizmaları çerçevesinde kontrol edilmektedir.

Çalışmalar kapsamında, düzenlemeler ve uluslararası iyi uygulama ve standartlar yakından takip edilerek ilgili mevzuat ve standartlara uyum gözetilmektedir. Operasyonel risklerin en önemli alt başlıklarından biri olan insan kaynağının etkin biçimde yönetilmesi konusunda da 2017’de önemli uygulamalara imza atılmıştır. Bu alanda tespit edilen; Yetenek ve İstihdamın Etkin Yönetilmesi, Yeteneğin Elde Tutulması, Kurumsal Hafızanın Korunması gibi risk başlıklarında detaylı kök neden analizleri yürütülmüş, çözüm üretilmesi gereken alanlar tespit edilmiş ve aksiyon geliştirmeye yönelik çalışmalar başlatılmıştır.

Yukarıda sayılan başlıklardaki riskler iş birimleri ile yürütülen periyodik görüşmeler kapsamında tespit edilmekte, değerlendirilmekte, izlenmekte, raporlanmakta ve azaltılmasına yönelik aksiyonlar üzerinde çalışılmaktadır. Bu süreç içinde, risklerin birbirleri arasındaki etkileşimler dikkate alınmakta, izleme sistematiği, birbirlerinden etkilenen riskler için ortak olarak oluşturulmaktadır.

Ayrıca, 2017 yılında başlatılan bir proje ile Türk Telekom ve tüm Grup şirketlerinde Risk İştahı belirlenmesi çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışma ile, tespit edilen 13 ana risk başlığında Risk İştahı belirlenerek, yöneticilerin karar alırken, belirlenmiş sınırlar çerçevesinde esnek hareket etmeleri sağlanacak, böylelikle, hem fazla onay mekanizmaları ile zaman kaybının önüne geçilecek, hem de üst düzey yöneticilerin bireysel risk alma iştahlarıyla hareket etmeleri önlenmiş olacaktır.

Lütfen kişisel notunuzu ekleyin Eklediğiniz notları sadece siz görebilirsiniz.
GÖNDER

Bu sayfadaki notlarınız