Enerji Yönetimi ve Çevresel Yatırımlar

Enerji yönetimi, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda kritik bir öneme sahip. İklim değişikliği ile mücadelede öncü adımlar atarak, enerji verimliliği çözümleri ile çevresel etkileri en aza indirmeyi ve karbon ayak izimizi sistematik olarak azaltmayı hedefliyoruz. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Risk Raporu’nda öne çıkan iklim değişikliği, doğal afetler ve kaynak yönetimi gibi riskler, sürdürülebilirlik stratejilerimizin merkezinde yer alıyor. Bu farkındalıkla hem yenilenebilir enerji yatırımlarına hem de mevcut altyapımızı daha verimli hale getirecek projelere öncelik veriyoruz.

Türkiye genelinde hizmet verdiğimiz tüm lokasyonlarda enerji verimliliğine ve yönetimine yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. 2025 yılında, sabit altyapı dönüşüm ve optimizasyon projeleri ile 29,8 GWh, mobil altyapı yatırım, dönüşüm ve optimizasyon projeleri ile 16,9 GWh enerji tasarrufu sağladık.

Hayata geçirdiğimiz projelerle birlikte, 2025 yılında toplam 46,7 GWh enerji tasarrufu elde ettik. Güneş enerjisi gibi alternatif çözümleri yaygınlaştırırken, kaynak tüketimini optimize eden dijital ve akıllı sistemleri entegre ederek çevresel etkilerimizi en aza indiriyoruz.

Bu hususlarda enerji azaltımında hedefimiz 2026 yılı için %4 seviyesinde olmuştur.

Enerji Yoğunluğu

2025 yılında, ABD doları bazında net gelir başına konsolide enerji yoğunluğu, hayata geçirdiğimiz enerji verimliliği projeleri ile yenilenebilir enerji yatırımlarının etkisiyle, bir önceki yıla kıyasla %20 oranında azalarak 278 MWh/milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte, abone sayısı başına enerji yoğunluğu yıllık bazda %3 azalmıştır. Bu azalış, operasyonel ölçeğin genişlemesine rağmen hayata geçirilen verimlilik projeleri ve uygulanan enerji yönetimi önlemlerinin etkinliğini ortaya koymaktadır.

Teknolojik dönüşümün etkisiyle sabit ses abone sayısında azalış gözlemlenirken; mobil, sabit genişbant ve TV abonelerinin toplam sayısında önemli bir artış gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda, 2020 yılından bu yana sabit ses aboneleri hariç toplam abone sayısında %25 oranında artış yaşanmasına rağmen, satın alınan elektrik enerjisi miktarı büyük ölçüde sabit kalmıştır.

2025’te gerçekleştirdiğimiz verimlilik projelerimizle:

Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilir Şebeke Çözümleri

✓ Enerji tüketimimizi %15’e kadar azaltan anten modelleri tercih ederek sürdürülebilirlik odaklı çözümler hayata geçirdik.

✓ Kapasitif ekipman ilave süreçlerini, müşteri deneyimini olumsuz etkilemeyecek şekilde optimize ederek sahalardaki enerji tüketimimizi azalttık.

✓ Tüm şehirlerde ihtiyaç kapsamında 3G’den 4.5G’ye dönüşüm yatırımlarıyla, aynı miktarda veriyi taşımak için harcanan enerjiyi %50 oranında düşürdük.

✓ 3G ve 4.5G şebekelerinde uygulanan “Güç Tasarrufu & Fiberleşme” optimizasyon çalışmalarımız sonucunda 7,3 GWh enerji tasarrufu sağladık.

Yenilenebilir Enerji ile Güçlenen Şebekeler

2025 yılında hayata geçirdiğimiz projeler kapsamında, 436 adet baz istasyonuna toplam 1,4 MW gücünde güneş enerjisi sistemi entegre ettik. Bu yatırımla birlikte, baz istasyonlarımız ile sabit binalarımızda çatı üstü yenilenebilir enerji sistemlerimizin toplam kurulu gücünü 6,9 MW’a çıkardık. Güneş enerjisinin telekomünikasyon altyapısında daha etkin kullanılması sayesinde, enerji tüketimimizde 2025 yılında ilave 2,2 GWh’lik bir tasarruf sağladık. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, operasyonlarımızın karbon ayak izini azaltmanın ötesinde, enerjide dış kaynaklara olan ihtiyacı azaltarak sürdürülebilir büyümemize katkı sağlamaktadır. Bu yaklaşımla önümüzdeki yıllarda da baz istasyonlarımız ile sabit binalarımızda çatı üstü yenilenebilir enerji sistemleri yatırımlarımıza devam edeceğiz.

Yenilenebilir Enerji Yatırımları

Toplam enerji tüketimimizin yaklaşık %65’ine karşılık gelen 405,8 MWe GES kapasitesinin ilk fazına yönelik hazırlık çalışmalarımızı 2024 yılı sonunda tamamlamıştık. Bu kapsamda, 2025 yılı başında kurulumuna başladığımız Sivas GES yatırımını yıl sonu itibarıyla devreye aldık. Üç aşamalı olarak planladığımız yatırımın ilk etabını oluşturan Sivas GES, 96 MWe / 128 MWp enerji üretimiyle Türkiye’nin en yüksek kapasiteli lisanssız güneş enerjisi tesisleri arasında yer almaktadır. Söz konusu GES sahamız, toplam yıllık enerji ihtiyacımızın yaklaşık %15’ini karşılayabilecek kapasiteye sahiptir. Bunun yanında, Malatya ve Ağrı GES projelerimize ilişkin yasal izin süreçlerini tamamladık. 2026 yılı içerisinde ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından kurulum aşamasına geçmeyi planlıyor, her iki ilde hayata geçirilecek yatırımlarımızı da önümüzdeki iki yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz. Bu projelere ek olarak, grup şirketimiz AssisTT’in GES projesi kapsamında Adıyaman’daki tesisinde 240 kWe gücünde çatı GES kurulumu tamamlanmıştır. Söz konusu yatırım ile AssisTT’in yıllık toplam elektrik tüketiminin yaklaşık %13’ünün yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması hedeflenmektedir.

Enerji Verimliliğinde Dijital Dönüşüm: TTessa

Yenilenebilir enerji yatırımlarımızın yanı sıra, mevcut enerji tüketimimizi daha verimli yönetmek amacıyla dijitalleşme ve ileri analitik çözümlerden yararlanıyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz TTessa – Akıllı Enerji Yönetim Sistemi Platformu (Türk Telekom Energy Smart System Application) ile sabit ve mobil şebekelerimizde yer alan enerji ekipmanlarını merkezi bir yapı üzerinden izliyor ve yönetiyoruz. Platform; jeneratörler, doğru akım (DC) enerji sistemleri, kesintisiz güç kaynakları (UPS cihazları), klimalar, doğal havalandırma üniteleri (FCB), dijital termostatlar ve sayaçlar gibi pek çok enerji bileşeninden gelen verileri güvenli bir şekilde topluyor. Bu veriler, yapay zeka destekli analizlerle işlenerek operasyonel kaliteyi artırırken enerji tüketimini de daha etkin biçimde yönetmemizi sağlıyor.

TTessa platformunda 2025 yılı boyunca yapılan yeni geliştirmeler neticesinde geçmiş yıllardaki tasarrufların üzerine ek 1,9 GWh enerji tasarrufu sağladık. Bu sonuç, veri odaklı yönetim yaklaşımımızın somut bir çıktısı olarak öne çıkarken, sistemin kullanıcı dostu arayüzü sayesinde saha operasyonlarımızda verimlilik ve kontrol kabiliyeti önemli ölçüde yükseldi.

Alanında, dünyanın en kapsamlı yapay zeka destekli projesi olma özelliğini taşıyan TTessa projemiz T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen 10. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında, 11 kategoride değerlendirilen 613 proje arasından ‘Dijital Dönüşüm’ kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.

2025 Yılında Yürütülen Verimlilik ve Optimizasyon Projeleri:

Enerji Verimliliği ve Şebeke Optimizasyonu

Enerji ve soğutma altyapısında yapay zeka çözümlerini geliştirmeyi planlıyoruz. Bu sistem sayesinde enerji tüketimimizi optimize ederek operasyonel süreçlerimizi daha verimli hale getirmeyi sağlıyoruz. Mobil baz istasyonlarımızda “Fiberleşme ve Güç Tasarrufu” özelliği ve parametre optimizasyonu çalışmalarını sürdürerek enerji tüketimimizi daha verimli hale getiriyoruz.

İleri Soğutma Teknolojileri ile Daha Verimli Kullanım

Enerji tüketimimizin büyük bir bölümünü oluşturan soğutma sistemleri üzerinde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmeler, enerji verimliliğimizi artırmada önemli bir rol oynamaktadır. 2025 yılında, sabit ve mobil şebekelerde kullanılan eski nesil klima sistemleri, yeni nesil verimli cihazlarla değiştirerek enerji tüketiminin düşürülmesini sağladık. Bunun yanı sıra, free cooling box sistemlerini yaygınlaştırarak baz istasyonları ve telekom sistem salonlarının dış hava ile düşük maliyetle soğutulmasını sağladık. Bu dönüşümler sonucunda sabit ve mobil şebekede yıllık 8,9 GWh enerji tasarrufu elde ettik.

Veri Merkezlerinde Enerji Verimliliği

Veri merkezleri, doğası gereği yüksek enerji tüketen kritik altyapı tesisleridir. Türk Telekom olarak, bu enerji yoğun yapıları daha verimli ve sürdürülebilir hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm süreci yürütüyoruz. Ümitköy, Esenyurt ve Gayrettepe olmak üzere üç ticari veri merkezi ile, Ümraniye ve Ahlatlıbel’de Türk Telekom’un kendi kullanımına yönelik veri merkezlerini işletiyoruz.

Esenyurt Veri Merkezimizde yürüttüğümüz yeni müşteri salonları yapımı projesi kapsamında, toplam 2 MW IT güç, 1.000 m2 beyaz alan ve 288 kabin kapasitesine sahip iki yeni ticari alanı başarıyla devreye aldık. Bu proje kapsamında, yeni nesil ve sürdürülebilir veri merkezi vizyonumuz doğrultusunda 1,35 PUE hedefi belirledik. Söz konusu hedefe ulaşmak amacıyla, hava soğutmalı Chiller + Computer Room Air Handler (CRAH) mimarisine sahip soğutma altyapısını hayata geçirerek projeyi tamamladık. Bununla birlikte, Esenyurt Veri Merkezimizde yeni nesil soğutma teknolojilerine yönelik yürüttüğümüz çalışmalar doğrultusunda, Immersion Cooling (Daldırma Soğutma) Projesi’nin ilk fazını da başarıyla tamamladık. Bu fazda, 50 kW IT güç kapasitesine sahip iki adet Immersion Cooling tankını, ortalama 1,08 PUE hedefiyle devreye aldık.

Ümitköy Veri Merkezinde 2025 yılı içerisinde Yapay Zeka ile Soğutma Optimizasyon Projesini hayata geçirdik. Bu proje ile soğutma kaynaklı enerji tüketimini ve buna bağlı emisyon salımımızı %28,4 azalttık. Klima Değişimi ve Yapay Zeka Destekli Soğutma Optimizasyon Projesinin etkisi ile Ümitköy Veri Merkezimizde PUE Ortalamamızı 1,64’den 1,56 değerine düşürdük. Aynı zamanda soğutma ekipmanları dış ünitelerine entegre edilen Sisleme Sistemi ile yaklaşık 1.750 ton su tasarrufu sağladık.

Enerji verimliliği hedeflerimiz doğrultusunda, mevcut veri merkezlerimizin PUE değerini 1,4’e düşürmeye, yeni inşa edilecek veri merkezlerinde ise 1,2 değerini hedefliyoruz. Gerçekleştirilen enerji verimliliği projelerinin katkısıyla 2020 yılında 1,8 seviyesinde olan veri merkezlerimizin ortalama PUE değeri, 2025 yılı itibarıyla 1,54 seviyesine düşmüştür. Yeni devreye aldığımız verimli salonlarımız ile bu değerin 2026 yılı içerisinde 1,5 değerlerine yaklaşacağını öngörüyoruz.

Enerji Tasarrufuna Yönelik Stratejik Adımlar

Enerji verimliliği üzerine yaptığımız çalışmalar, sadece çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda operasyonel verimliliğimizi artırarak enerji maliyetlerimizi optimize etmemize de olanak tanıyor. Sürdürülebilirlik odaklı enerji yönetimi anlayışımızla geleceğe yatırım yapmaya devam ediyor, düşük karbonlu ve daha verimli bir telekomünikasyon altyapısı inşa etmek için yenilikçi çözümler geliştiriyoruz.

GPON Yatırımlarına Devam Ediyoruz

Gigabit Passive Optical Network (GPON) internet erişimi için kullanılan yüksek hızlı bir ağ standardı olup, öncelikli olarak fiber optik genişbant altyapılarında uygulanmaktadır. Geleneksel bakır tabanlı şebekelerle karşılaştırıldığında, uluslararası araştırmalarda yer alan referanslara göre GPON altyapısının yaklaşık %95 oranında daha yüksek enerji verimliliği sağladığı belirtilmektedir. Ayrıca, bakım ihtiyacının daha düşük olması sayesinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sunmaktadır. Bu kapsamda, bakır tabanlı ağların kademeli olarak hizmet dışı bırakılması da dolaylı çevresel fayda yaratmaktadır. Son altı yıllık dönemde yaklaşık 5 milyon abonenin GPON altyapısına taşınmasıyla toplam 118 GWh* enerji tasarrufu sağladık. GPON altyapı yatırımlarını 2026 yılı ve sonrasında da sürdürmeyi planlıyoruz.

*Dönüşümü yapılan abonelerden elde edilen bir yıllık enerji tasarruf miktarını ifade etmektedir

Teknolojik Altyapı ve Verimlilik Projeleri

2025 yılında, enerji ve soğutma altyapılarımızın sürekliliğini sağlamaya odaklanırken, tüm operasyonel süreçlerimizi yüksek performans ve dijital denetim prensipleriyle optimize etmeye devam ettik. Şebeke genelinde yerli ve milli enerji yönetim platformumuz TTessa’nın sağladığı teknolojik imkanlardan en üst seviyede faydalanarak; klima, jeneratör, kesintisiz güç kaynakları ve DC enerji sistemleri dahil olmak üzere tüm altyapı cihazlarımızı anlık olarak takip ettik. TTessa Platformu bünyesinde geliştirdiğimiz yapay zeka destekli 6 adet kullanım senaryosu ile enerji yönetiminde operasyonlarımızı otonom bir yapıya kavuşturduk. Bu kapsamda; otonom verimli klima ve jeneratör işletimi, otonom klima arıza giderme ve meteoroloji sıcaklık verileri ile entegre free-cooling (serbest soğutma) optimizasyonu gibi ileri teknoloji çözümlerini devreye aldık. TTessa üzerinden gerçekleştirdiğimiz gerçek zamanlı elektrik tüketimi analizleri ve performans izleme çalışmaları sayesinde, enerji kaynaklarımızı en verimli şekilde yöneterek çevresel etkimizi azaltma yönündeki stratejik adımlarımızı daha da güçlendirdik.

Soğutma altyapımızda gerçekleştirdiğimiz teknolojik modernizasyon hamleleri ile sistem salonlarımızda ve veri merkezlerimizde enerji tasarrufunu maksimize eden ileri nesil çözümlere öncelik verdik. Free cooling cihazlarımızın kullanım kapasitesini artırarak, uygun iklim koşullarında “free-cooling” yönteminden maksimum düzeyde yararlandık. Salon optimizasyonu çalışmaları ile hem önemli ölçüde alan tasarrufu sağladık hem de sistem salonu genelinde hassas soğutma gerçekleştirdik. Ayrıca sistem salonlarımızda gerçekleştirdiğimiz network kart ve sistem optimizasyonu çalışmaları ile boşta çalışan ekipmanları tespit ederek bu cihazları ihtiyaç duyulan farklı noktalarda değerlendirdik veya yedek envanterimize kazandırdık.

Kurumsal sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda, santral modernizasyonu ve intranet altyapımızdaki alternatif akımdan doğru akıma (AC-DC) geçiş projelerimizi düşük karbonlu ekonomi hedeflerimizle uyumlu şekilde sürdürdük. Veri iletim kapasitemizi yeni nesil MPLS (Çok Protokollü Etiket Anahtarlama) ve DWDM- (Yoğun Dalgaboyu Bölmeli Çoklama) gibi hiyerarşilerle güçlendirirken, donanım sadeleştirmesi yaparak cihaz başına düşen enerji yoğunluğunu optimize ettik. Yeni nesil lityum akü grupları ve jeneratör sistemlerimizle enerji arz güvenliğimizi pekiştirirken, dijital izleme sistemlerimizin sunduğu veri odaklı öngörülerle Türk Telekom’un 2050 “Net-Sıfır” emisyon hedefi yolundaki öncü rolümüzü korumaya devam ediyoruz.

Teknolojik dönüşüm sürecimizde tedarikçilerimizle yürüttüğümüz stratejik iş birlikleri de büyük önem taşıdı. Uluslararası ana tedarikçilerimizden birisi ile gerçekleştirdiğimiz buyback anlaşması kapsamında, kullanım ömrünü tamamlayan radyo ekipmanlarının geri dönüşümünü sağlayarak çevresel sürdürülebilirlik hedeflerimize katkıda bulunduk. Anten alımlarımızda, daha düşük enerji tüketen ve %15’e kadar enerji tasarrufu sağlayan modelleri tercih ederek şebekelerimizde verimliliği artırdık. Aynı zamanda, kapasite ekipmanlarının eklenmesi süreçlerini müşteri deneyimini aksatmayacak şekilde optimize ederek sahalardaki enerji tüketimini azaltmayı hedefledik.

3G bantlarını tüm şehirlerde 4.5G teknolojisine dönüştürmeye yönelik çalışmalarımıza hız verdik. Bu dönüşümle birlikte, aynı veri hacmini taşımak için harcanan enerjiyi %50 oranında azaltmayı başardık. Ayrıca, 3G ve 4.5G şebekelerinde yürüttüğümüz “Güç Tasarrufu & Fiberleşme” optimizasyonları sayesinde toplamda 7,3 GWh enerji tasarrufu elde ettik. 5G teknolojisinin kullanılabilmesi için gereken altyapı hazırlıklarına 2025’te ağırlık verdik, bu sayede 5G kullanımının ülke genelinde başlatılması ile enerji verimliliğinin 10 kat artması ve veri başına kullanım oranının %10 seviyelerine inmesi sağlanmış olacaktır.

Şebeke enerjisi tasarrufu ve operasyonel verimliliğin artırılması kapsamında, 2025 yılı sonunda toplam 907 sahada, saha başı 3 KW kapasiteli GES + şebeke elektrik sistemlerinin kurulumunu tamamladık.

Enerji altyapısının bulunmadığı veya sınırlı olduğu lokasyonlarda yürüttüğümüz sinyal iyileştirme çalışmaları çerçevesinde ise, 2025 yılı sonunda toplam 21 sahada, saha başı 8 KW kapasiteli GES Karavan (güneş enerjisi + jeneratör hibrit sistem) uygulamasını devreye alarak yüksek enerji altyapı maliyetlerinin önüne geçtik. Bu uygulamalarımızın yaygınlaştırılması kapsamında, 2026 yılında GES + şebeke elektrik çözümünün uygulandığı saha sayısının 400’ün üzerinde artırılması, ayrıca GES Karavan çözümünün hayata geçirildiği saha sayısına 20 yeni sahanın eklenmesini planlıyoruz.

Enerji Yönetimi ve Sertifikasyon

Enerji yönetimi uygulamalarımızı ulusal ve uluslararası standartlarla uyumlu şekilde yürütüyor, operasyonlarımızın çevresel etkilerini azaltmaya yönelik bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu kapsamda, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve I-REC gibi uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalar doğrultusunda enerji tüketimi, çevre ve sürdürülebilirlik uygulamalarımızı yönetiyoruz. Verilerin doğruluğu ve izlenebilirliğini sağlamak amacıyla bağımsız üçüncü taraf denetimleri ile düzenli olarak doğrulatıyoruz. Türkiye genelindeki tüm hizmet sahalarımız ISO 14001 belgesine sahip olup, çevresel etkilerin sistematik biçimde izlenmesini ve yönetilmesini sağlamaktadır. Enerji verimliliği konusundaki kararlılığımızı pekiştirmek amacıyla, geçmiş yıllarda veri merkezlerimiz özelinde başlattığımız ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi sertifikasyon sürecini, 2025 yılı itibarıyla stratejik bir seviyeye taşıdık. Bu kapsamda, veri merkezlerimize ek olarak, Türkiye genelindeki tüm santral binalarımızda TEP (Ton Eşdeğer Petrol) değerlerini karşılayan ve yasal kapsama giren tüm lokasyonlarımızda ISO 50001 belgelendirme sürecini başarıyla tamamladık. Böylelikle, enerji yönetimindeki uluslararası standartlarımızı tüm kritik altyapı tesislerimizi kapsayacak şekilde genişleterek sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda önemli bir eşiği geride bıraktık.

Enerji tüketimine ilişkin verilerimizi, başta TSE ve ISO 50001 olmak üzere ilgili ulusal ve uluslararası standartlar esas alınarak hesaplıyoruz. Elektrik, gaz ve ısı gibi farklı enerji kaynaklarına ait veriler, standartlaştırılmış hesaplama yöntemleri ve prosedürler doğrultusunda toplanmakta ve analiz edilmektedir. Hesaplamalarda, enerji sektörüne ilişkin yetkili otoriteler tarafından belirlenen resmi dönüşüm faktörleri ile güvenilir kaynaklardan temin edilen doğrulanmış verileri kullanıyor, bu sayede sürdürülebilirlik hedeflerimizi destekleyen tutarlı ve karşılaştırılabilir bir veri altyapısı oluşturuyoruz.

Enerji yoğunluğu ve elektrik tüketimini düzenli olarak izleyerek performansımızı iyileştirmeye yönelik verimlilik odaklı çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda, her yıl enerji tüketiminde bir önceki yıla kıyasla azalma sağlanmasını hedefleyen uygulamaları hayata geçiriyor, düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi yaklaşımını benimsiyoruz. Enerji kullanımının optimize edilmesine yönelik projeler ve alınan önlemlerle, çevresel etkilerimizi azaltırken daha verimli ve dayanıklı bir iş modeli oluşturmayı sürdürüyoruz.

Çevresel Etkiyi Azaltmaya Yönelik Ar-Ge ve Teknoloji Yatırımları

Çevresel etkilerin azaltılması, operasyonel verimliliğin artırılması ve altyapı dayanıklılığının güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğümüz ArGe faaliyetleri kapsamında çevresel odaklı teknoloji yatırımlarımızı sürdürmekteyiz. Gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarıyla çevresel etkilerimizi azaltmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, yürütülen çevresel Ar-Ge faaliyetleri arasında altyapı operasyonlarında çevresel risklerin izlenmesini ve önleyici bakım süreçlerinin geliştirilmesini sağlayan Türk Telekom Akıllı Menhol İzleme Sistemi başta olmak üzere, saha ekipmanlarının uzaktan izlenmesine, enerji verimliliğinin artırılmasına ve olası çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik dijital çözümler yer almaktadır. 2025 yılında çevresel etki azaltımı ve sürdürülebilir teknoloji geliştirme odağıyla gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge projelerine ilişkin gider 179 Milyon TL’dir.